Makaleler

KAYGI (ANKSİYETE)
Yazar: Uz. Psikolog Karin KARAKULAK ÖZKAN

      Kaygı, kişinin dış dünyasından veya iç dünyasından gelen bir uyaranla karşılaştığında yaşadığı, bedensel, duygusal ve zihinsel tepkilerdir. Bir başka deyişle kişinin karşılaştığı durum ve olaylar karşısında duyduğu ve engellemekte zorluk çektiği aşırı endişe ve uyarılmışlık halidir. Kaygı, çok hafiften ağır paniğe kadar bir duygu aralığında yaşanabilir.

       Normal düzeydeki bir kaygı kişi için faydalıdır çünkü bu durum kişide, istek duyma,  karar  alma, motive olma, alınan kararları gerçekleştirebilme yani performansa dökmeye yol açar. Kaygının hiç olmaması veya aşırı derecede olması olumsuzlukla sonuçlanabilir. Kaygı hiç olmazsa, istek olmaz, motivasyon olmaz böylece performans tam anlamıyla ortaya konmaz. Bunun tersi olarak kaygı çok yüksekse, enerji verimli bir şekilde kullanılamaz, dikkat ve konsantrasyon sağlanamaz ve performans yine doğru bir şekilde ortaya konamaz.

        Kaygı ve korku sıkça birbirine karıştırılan kavramlardır. Bunları ayırt etmek önemlidir. Korkunun kaynağı bellidir, şiddetlidir ve kısa sürelidir. Kaygının ise, kaynağı daha belirsizdir ve daha uzun bir süreye yayılabilir.


          Kaygının belirtileri şöyle sıralanabilir

          Zihinsel Belirtiler:

          Felaket yorumları içeren tüm inanç ve düşünceler, olumsuz düşünceler, kendini aşırı gözlemleme, unutkanlık, dikkatini toplamada problemler, dalgınlaşma.

           Fizyolojik Belirtiler:

           Kalp atışlarında hızlanma, nefes alıp verişin hızlanması, çeşitli kaslarda gerginlik, ağız kuruluğu, terleme ya da üşüme, titreme, vücudun belli yerlerinde uyuşma, karıncalaşma, ateş

basması, baş ağrısı, baş dönmesi, yüz kızarması, göğüste ağrı basınç ve sıkışma,

bulantı, kusma, ishal, sık idrara çıkma, soğuk ve nemli eller, kulak çınlaması, erken- boşalma, orgazm güçlükleri gibi cinsel sorunlar.

             Duygusal Belirtiler:

              Gerginlik, sinirlilik, karamsarlık, korkular, endişe, panik, kontrolü yitirme hissi, güvensizlik, çaresizlik, heyecan, umutsuzluk, yetersizlik hisleri.

             Davranışsal Belirtiler:

            Kaçma ve kaçınma davranışları.

            Kaygının sebepleri şöyle sıralanabilir

          * Kalıtsal ve biyolojik sebepler.

          * Kişilik özellikleri: Çekingenlik, aşırı kontrolcülük, bağımlılık, güvensizlik gibi özellikler kaygı bozukluğu geliştirebilme olasılığını arttırmaktadır.

          * Stres verici yaşam olayları yaşamış olmak veya yaşıyor olmak. Sosyal desteğinin az/yetersiz olması veya hiç olmaması

         * Sürekli olumsuz düşünmek ve hep olumsuz sonuçları beklemek

          *  Belirsizliğe karşı tahammülsüz olmak veya çok fazla belirsizlikle karşı karşıya kalmak.

Kaygı ile ilgili şikayetleri hafifletmek için bir çok şey yapılabilir bunlar


* Olumsuz, gerçek dışı düşünceler yerine, daha gerçekçi düşüncelere odaklanmaya çalışmak

* Kendini, vücudunu dinlememek

* Kaygılardan kaçmak yerine yavaş yavaş yüzleşmek
 
* Başarısızlıklardan çok başarılara odaklanmak

* Ulaşılabilir, gerçekçi hedefler koyabilmek

* Geçmiş veya gelecek yerine şimdiye odaklanmaya çalışmak

* Kafein içeren maddelerden uzak durmak
 
          * Rahatlatıcı bazı hobiler bulmak
         
          * Spor yapmak
          
            * Nefes egzersizler ve gevşeme egzersizleri yapmak



Kaygıya dair  şikayetlerin devamı durumunda mutlaka psikiyatriste veya psikoloğa başvurmak gerekir. Böyle durumlarda tedavi iki koldan gerçekteştirilebilir. Bunlardan biri ilaç tedavisidir öteki ise psikoterapidir.
     


Bağlantılarımız

  • Özel Sağlık Sigortaları
  • Bankalar
  • Yapı Kredi Emekli Sandığı Vakfı
  • TBMM ile anlaşmamız vardır

İletişim

Adres: Aydınlık Evler Mahallesi 6780 Sokak No:13 Çiğli - İzmir (Çiğli Emniyet Müdürliği Yanı)

Tel: 0232 376 00 55

Faks: 0232 376 44 90

E-Posta: info@sokrates-psikiyatri.com.tr